["ubzIE1d","oFvUvC4","h9xKfDv","4hGN84x","vhY24Nw","Ybj39e1","IjkbCnC","kbkZ5mh","zaF5p3Y","wFCzRYa","J1cFaEG","Ayr0GwR","yPyphNe","5Q4VOkO","T1KYLcb","d1wr2Tn","18eLk4d","X1IQKs1","52Oq81p","AdrjSTe","qqS2wYB","DYqC6yz","BMG7RHf","rKgL3kR","uchC9FM","vLe4fgn","Vf6S3SU","rrSwvsD","scawHKR","11nCmEl","hHrSnmd","hkNbyb6","dsVuHWn","s5wWUHm","WVELXpK","I4Muq6I","oanXew5","DjImHSW","z1O0lUm","zSSsWca","fSQXhKm","Vp9rjJx","0z1Puhc","6MT92wz","WZUTRI5","UwlPETu","uF5OuY7","ZrW0cr4","sbhlI6L","VfN3GGG"]

İzleme listesi İzleme listende 50 video var – Göster, Oynat or Temizle it.

Sakla

İzleme listen boşaltıldı

hayata dair mutluluk

gercek zamanlı aşk sevgi arkadaşlık dostuluk hayata dair mutluluk için

Grup Bilgileri

Sahibi cmd_1453
Oluşturma tarihi 19 Ocak 2009 Pazartesi
Üyeler 29
İzleme 653
Dil tr

Son eklenen öğeler

%latestAlbumCount öğe
  • Christina aguilera - (105)
    tr
  • Christina Aguilera btb05
  • 1907
  • Kalp
  • 4parmak
  • hayat
  • Askihayallu2
  • Christina aguilera 2
  • Dogumgunu10015mg2
  • Dogumgunu100122rs
  • Duvar
  • Ejo (14)
  • Fenerbahce4
  • Fenerbahce 2 2
  • Ferfqwr9njex0vj0

Yorumlar (49)

Yorumun başarılı şekilde kayıt edildi. Yorumun aktif hale dönüştürülünce görülecek. Anlayışın için teşekkür ederiz.
Yorum yapmak mı istiyorsun? Öyleyse hemen sevenload'a Giriş yap veya Kayıt ol!
  • OKATANOKATAN19 Nisan 2009 Pazar 20:43 tarihinde| Yorumu bildirdin.
    YAŞINA GÖRE ERKEK



    *20 yaşında erkek FİAT gibidir. Küçük ama hızlı.

    *20-30 yaş arasında PORSHE gibidir. Hızlı ve konforlu.

    *30-40 arası erkek VOLVO gibidir. Biraz sıkıcı ama teknik olarak mükemmel.

    *40-50 arası erkek OPEL gibidir. Yapabileceğinden fazlasını vaat eder.

    *50-60 arasında ise eski bir FORD gibidir. Harekete geçirmek için karbüratöre biraz alkol koymak gerekir.



    YAŞINA GÖRE KADIN



    *15-25 arasında kadın AFRİKA gibidir. Yarı keşfedilmiş, yarı bakir.

    *25-35 arasında AMERİKA gibidir. Tamamı keşfedilmiş ve bilimsel olarak mükemmel.

    *35-45 yaşları arasında HİNDİSTAN ve JAPONYA gibidir. Çok ateşli, bilge ve güzel.

    *45-55 arasında FRANSA gibidir. Savaştan hasarlı çıkmış ama hala çekici.

    *55-60 arasında kadın ALMANYA gibidir. Savaşı kaybetmiştir ama umutları vardır.

    *60-70 arasında kadın RUSYA gibidir. Geniş, sakin ama kimsenin gitmediği.

    *70’inden sonra kadın TÜRKİYE gibidir. Şanlı bir geçmiş ama gelecek yok.
  • OKATANOKATAN19 Nisan 2009 Pazar 20:40 tarihinde| Yorumu bildirdin.
    Telefon çalar:

    - "Alo efendim"

    - "Pardon galiba yanlış numarayı çevirdim"

    - "Dikkat etsene geri zekalı"

    - "Geri zekalı sensin, üstüne birde bit beyinlisin"

    - "Ne sen kiminle konuştuğunu biliyormusun?.."

    - "Hayır"

    - "Ben İstanbul Emniyet Müdürüyüm"

    (Biraz sesizlikten sonra)

    - "Sen kiminle konuştuğunu biliyormusun"

    - "Hayır"

    - "Ohhh çok şükür"
  • deli_dervis0101deli_dervis010111 Nisan 2009 Cumartesi 23:33 tarihinde| Yorumu bildirdin.
    - Hocam acil bir durum var. Müdür bey bütün öğretmenleri toplantıya davet ediyor.

    - Dersimi bitirseydim.

    - Hocam yeni vali okulları geziyormuş. Birkaç saat sonra bizim okula da gelecekmiş. Durum acil.

    - Anladım hemen geliyorum.

    Dersin kesilmesinden hiç hoşlanmazdı Mehmet Emin öğretmen. Ama Vali gelecekse önemliydi tabi.

    - Arkadaşlar, şimdi acil bir toplantıya gitmem lazım ama sizin de dersten geri kalmamanız lazım. Ben yokken benim vekilim kimdir?

    Çocuklar hep bir ağızdan bağırdılar:

    - Sıınııııfff baaşkanıııııı!

    - Aferin arkadaşlar. Şimdi oğlum gel tahtaya. Sen bu konuyu çok iyi biliyorsun. Size ödev verdiğim matematik problemlerini tahtaya yaz ve arkadaşlarına açıklayarak anlat. Ben gelinceye kadar durmak yok. Tamam mı?

    - Peki öğretmenim.

    Sınıf başkanı göğsünü kabartarak, ciddiyet kazandırmak için hafif de kaşlarını çatarak matematik kitabıyla tahtaya çıkıp tebeşiri eline aldı ve harıl harıl kara tahtaya problemleri yazmaya başladı. Mehmet Emin öğretmen huzurlu bir tebessümle çıktı sınıftan…

    Öğretmenler odasında;

    - Herkes geldiğine göre başlayabiliriz arkadaşlar. Bildiğiniz gibi ilimize yeni bir vali atandı. Bu vali eğitime çok önem veriyormuş. Bu yüzden sürekli okulları teftişe gelir, eksikleri yerinde görüp yardımcı olurmuş. Ama en sevmediği şey öğrencilerin zayıf olması. Eğer öğrenciler sorduğu soruları bilemezse o okullara bir daha uğramıyormuş. Asker hocam, sizin sınıfa gelmesi için uğraşıcam. Malum okulun en iyi sınıfı sizin. Aman Mehmet Emin Hocam, sakın sizin sınıfa gelmesin, yoksa yandık.

    - Ne münasebet efendim. Benim sınıfım iyidir.

    - Hocam alınganlık göstermeyin. Herkes biliyor sizin sınıfın ne kadar haylaz ve tembel olduğunu. Vali bey bir saat sonra gelecek. Herkes elinden geldiğince Vali beyi Asker öğretmenin sınıfına yönlendirsin lütfen. Şimdi beni iyi dinleyin…

    Mehmet Emin öğretmen suratını asarak emekliliği öncesi mezun edeceği son sınıfın bu şekilde anılmasından rahatsızlığını belli etse de müdür muavinine de kızamıyordu. Derin düşüncelere dalarken müdür muavinin ne dediğini duymuyordu artık.

    Toplantı devam ederken;

    - Okuldaki bu gürültü ne yahu?

    - Vali bey bütün öğretmenler toplantıdaymış. Bu yüzden sınıflarda çocuklar gürültü yapıyor.

    - Bu ne ciddiyetsizlik. Ders zamanı toplantı mı olurmuş.

    - Herhalde sizin geleceğinizi haber almışlar, onun için toplantıya girmişlerdir efendim.

    - Olur mu öyle şey? Ben haber verilmesin demiştim. Kim haber vermiş?

    - Eee şey efendim. Önceki gittiğimiz okuldan haber vermişlerdir muhakkak.

    - Okulu yıkılıyor yahu! Ne haylazmış bu okulun öğrencileri!

    - Ne yapsınlar efendim. Daha çok ufaklar.

    - Disiplin yok bu okulda disiplin. Şurada boş bir sınıf var galiba hiç ses yok. Bari orada bekleyelim şu toplantının bitmesini.

    Bunu derken bir yandan da kapıyı açan vali bir anda gördüğü manzara karşısında hayretler içinde kaldı. Bir öğrenci tahtada matematik problemi çözerken anlatıyor, diğer öğrenciler de büyük bir ciddiyetle dinliyor bir yandan da not alıyorlardı. Geldiğini gören tahtadaki öğrencinin sesiyle irkildi:

    - Ders işliyoruz. Lütfen sonra gelin.

    - Özür dileriz. Biz sınıf boş sanmıştık da. Girebilir miyiz?

    - Ses çıkarmadan arka tarafa geçip oturun. Ama çok kalabalıksınız sadece iki kişi gelsin.

    Heyetin geri kalanı kapıda kalıp Vali bey ve bir yardımcısı mahcubiyet ve biraz da şaşkınlık içinde arka sıraya oturuken sınıf başkanı soruları anlatarak çözmeye devam ediyordu.

    - Hayret doğrusu başlarında öğretmenleri de yok ama diğer sınıfların aksine nasıl da sessizce ders işliyorlar.

    - Evet efendim. Çok takdir ettim.

    Sınıf başkanı kaşlarını çatarak gerisin geriye döndü ve

    - Lütfen ders sırasında kendi aramızda konuşmayalım.

    Vali beyin şaşkınlığı katlanmıştı.

    - Özür dilerim. Bir daha olmaz lütfen dersinize devam edin.

    Sınıf başkanı iyice gururlanmış, öğretmenlik rolüne iyice gaza gelmiş bir şekilde devam ediyordu. Problemler bitince yine aynı havayla sınıfa sordu:

    - Arkadaşlar! Anlamadığınız bir yer var mı?

    Kimseden bir müddet ses çıkmayınca vali bey parmağını kaldırdı.

    - Evet buyrun.

    - Evladım ben Kocaeli valisiyim. Okulunuzu teftişe gelmiştim.

    - Madem Kocaeli valisisiniz neden bizim okulumuzu teftişe geldiniz?

    - Tekrar özür dilerim. Ben yeni Konya valisiyim ama uzun süredir Kocaeli’nde görev yaptığım için ağız alışkanlığıyla söyledim.

    Tam bu sırada Mehmet Emin öğretmen, müdür ve diğer öğretmenler vali beyin geldiğini haber almış ve telaş içinde açık olan kapıdan gözüktüğünde teneffüs zili de çaldı. Vali bey sınıf başkanını alnından öpüp, müdürün yanına gidip heyecanla sordu:

    - Kim bu harika sınıfın kahraman öğretmeni?

    Müdür şoku atlatamadığı için kimsenin anlayamadığı bir kaç şey geveleyerek Mehmet Emin öğretmeni eliyle gösterebildi.

    - Tebrik ederim öğretmen bey. Bu kadar sınıf öğretmen olmadığı için gürültü patırtı içindeyken, sizin sınıfınız ders işliyordu. Üstelik bütün ders kurallarına da riayet ederek. Eserinizle ne kadar övünseniz azdır.

    Ertesi gün Mehmet Emin öğretmen gazetelerde vali bey tarafından yılın örnek sınıfı seçilen ve ödüllendirilen öğrencilerinin haberini okurken göz yaşlarını tutamıyordu:

    - Valiye üç kere özür dileten öğrenci!

    e-anlat.com dan alıntıdır.
  • MügeMüge11 Nisan 2009 Cumartesi 22:47 tarihinde| Yorumu bildirdin.
    İşadamı Temel Almanya'ya gider.Kaldığı otelin lobisinde herkesin bir papağan için kuyruğa girdiğini görür,merak eder kuyruğa girer.Papağan herkese
    kişisel bilgilerini söyleyebilen kabiliyettedir.
    Papağan;
    Alman'a 'Almansın,Hristiyansın,fizikci​sin' der.
    İngiliz'e 'Ateistsin,denizcisin,zekisin' der.
    Sıra Temel'e geldiğinde papağan;
    'Sen Of'lusun, Lazsın, salaksın' der.
    Temel çok kızar ama aklına da hemen -bu papağanı alıp memlekete götürürsem çok para kazanırım- diye bir fikir gelir.Hemen otel müdürüne gider,papağanı almak istediğini söyler.
    Otel müdürü sadece 250 euroya 4 yumurtasını verebileceğini söyler.Temel kabul eder.
    Yumurtaları alıp Trabzon'a gider.21 gün bekler.
    Birde ne görsün yumurtalardan 1 leylek, 1 karga,1 doğan,1 serçe çıkar......
    Hemen soluğu aynı otelde alıp sıraya girer. Sıra Temel'e geldiğinde papağan yine aynı şekilde
    'Sen Of'lusun,Lazsın,salaksın' der.
    Bunun üzerine Temel papağanın kulağına eğilip;
    'Penum laz ve salak olduğumi bi tek sen piliysun,ama haçan senin orospi olduğunu artik bütün Trabzon biliy'
  • MügeMüge10 Nisan 2009 Cuma 00:32 tarihinde| Yorumu bildirdin.
    Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak,
    Mutluluk ise gözbebeğin kadar yakın olsun,
    Umutların gerçek gerçeklerin, mutlulukların sonsuz olsun..
Reklam

Reklam

Web TV, Kanallar ve Yayınlar, Videolar ve Klipler, Fotoğraflar ve Videolar, Fragmanlar, komik videolar, komik reklamlar.